Araştıran,okuyan,soran soruşturan 2 çocuklu annenin işinize yarar,hoşunuza gider, ilginizi çeker dedikleri...

çocuk gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2015 Salı

ANNE DEPRESYONU ÇOCUĞU ŞİŞMANLATIYOR

Çocuğunuzun şişmanlamasını istemiyorsanız ve depresyondaysanız bir an önce çıkmanız gerekecek. Evet, depresyon, mutsuzluk, sıkıntı ve stres sadece sizi değil çocuğunuzu da şişmanlatıyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya çocuğun kilo almasında anne depresyonunun önemine dikkat çekiyor.



Annesi sıkıntıda olan çocukların daha şişman olduğu artık bir çok klinik araştırma ile kanıtlandı. Anne strese girdiğinde çocuğu ile ilgilenme süresi azalıyor. Annenin sadece kendi öz bakımı değil eve olan ilgisi hayata olan ilgisi de azaldığı için çocuk tek başına kalıyor. Tek başına ilgisiz kalan çocukda daha düzensiz beslenme saatleri, daha düzensiz beslenme içerikleri, daha düzensiz uyku saatleri, daha çok abur-cubur ve paketli ürünler tüketme alışkanlıkları, daha az hareket etme düzeyi ve daha uzun televizyon ya da bilgisayar başında geçirilen süreler yaşıyor.

13 Nisan 2012 Cuma

Çocuklar İçin En Önemli 25 Kelime

Çocuklar 2 yaşına kadar 300'den fazla kelime öğrenebiliyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Bu yaşa kadar en önemli 25'ini söylemeyi öğrenemezse konuşmakta zorlanabilir.


Kanada’nın Vancouver şehrinde her yıl düzenlenen “Amerikan Bilim Geliştirme Federasyonu” toplantısına katılan bilim insanları çocukların 2 yaşına kadar söylemesi gereken 25 kelimeyi belirledi.
Uzmanlara göre, 2 yaşında bir çocuk, aşağı yukarı 310 kelimelik bir dağarcığa sahip.

Bu sözcüklerin en gerekli 25 tanesi ise dil gelişimi normal seyreden bir çocuk tarafından rahatlıkla söylenebiliyor.
Çalışmayı yürüten bilim insanlarından Leslie Rescorla'ya göre asıl önemli olan bu kelimelerin birçoğunu ilk 24 ay içinde kullanamayan çocukların geç konuşmaya başlama tehlikesi.
Uzmanlar çocukların söylemesi gereken kelimeleri şöyle sıraladı:
1-Anne
2-Baba
3-Bebek
4-Süt
5-Su

12 Nisan 2012 Perşembe

Çocuğunuzla Kitap Okuyun

Uzmanlar birlikte kitap okumanın çocuğumuzla kaliteli zaman geçirmenin en etkili yollarından birisi olduğunu söylüyor. Çocuk kitabı yazarları çocuklarla kitap okuma konusundaki düşüncelerini “Parents” dergisi okuyucularıyla paylaştı.

ERKEN YAŞTA BAŞLAYIN

Yazar Samantha Vamos kitaplarla sizin aracılığınızla ilişki kurmanın çok küçük yaşta çocuklarda bile olumlu etkiler yarattığını söylüyor.
Vamos şöyle konuştu: “Biz oğlumla kitap okumaya başladığımızda boyu benim belime bile gelmiyordu. Biz kitap okurken seslerimizi duyması, dilinin gelişimi açısından büyük önem taşıyordu.”

KİTAP OKUMAYI EĞLENCEYE DÖNÜŞTÜRÜN
  
“Bebeğinizle içgüdüsel olarak oyun oynamak istersiniz. Örneğin 'vücudumuz' konulu bir kitap okuyorsanız kelimeleri onun vücudunda göstererek kitap okumayı oyuna dönüştürebilirsiniz.” Bu sözler bebek kitapları yazan Karen Katz’a ait.

OKUMAYA MÜZİK KATMAK

Uzmanlar çocuğunuza bir kitap okurken kelimeleri heceleyerek bir şarkı gibi mırıldanmanızı tavsiye ediyor.

KOMUTLAR;

Yazar Katz kitap okuma aktivitesini düzenli bir hale getirdikten sonra çocuğa “Kitabı aç”, “Sayfayı çevir” gibi komutlar verilebileceğini söyledi. Komutları doğru şekilde yerine getirirse arkasından ona “Aferin” denmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

DOKUNARAK OKUMAK

Bebekler etraflarındaki objeleri çoğu zaman dokunarak keşfeder. Uzmanlara göre dokunarak hissedebilecekleri değişik yüzeylere sahip kitaplar çocukların ilgisini fazlasıyla çekiyor.

5 Mart 2012 Pazartesi

Hangi Spora Kaç Yaşında Başlanmalı?

00Spor, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini destekleyen çok önemli bir araç. Ayrıca özgüvenlerinin artmasını ve yeni arkadaş çevresi edinmelerini de sağlıyor. Peki ama çocuklar hangi spora kaç yaşında başlamalı?

Acıbadem Fulya Hastanesi Sporcu Sağlığı Merkezi’nden fizik tedavi uzmanı ve spor hekimi Doç. Dr. Tolga Aydoğ, “Çocuğun sadece spordan keyif alması ve bunu zevk için yapması amaçlanıyorsa, uygun yaşta, sağlığını tehdit etmeyecek bir dal öneriliyor. Bu seçimde çocuğun merakları ve fiziki koşulları büyük rol oynuyor” diyor.

Gelişimi destekliyorModern yaşam koşullarının bir getirisi olarak yeni nesiller çok fazla hareket etmeden yaşıyor. Hareketsiz yaşama bağlı olarak da kilo artışının neden olduğu hastalıklar her geçen gün artıyor. Bu nedenle ailelerin çocuklarına çok küçük yaşlarda spor alışkanlığı kazandırması, sadece spor müsabakalarını seyreden değil, bizzat oynayan nesiller yetiştirmeleri gerekiyor.

En uygunu, en sevdiği olmalı Çocuğa uygun spor seçiminde en önemli nokta, ilgi duyduğu ve eğlendiği alanın seçilmesinden geçiyor. Seçilen alan doğruysa, ilk etapta, hangi sporu yaptığının önemi olmuyor. Çünkü çoğu sporda temel hareketler birbirine çok benziyor. Çocuklar keyif aldıkları sporu yaptıktan sonra zaman içerisinde istedikleri başka bir spor dalına rahatça yönlenebiliyor.
Çocuğun profesyonel sporcu olması hedefleniyorsa, öncelikle bu yolun çok zor ve çetin olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu gibi beklentiler iyi yönetildiği zaman çocuk rahatça yönlendirilebiliyor. Kötü yönetilmesiyse spordan soğumasına ve uzaklaşmasına neden olabiliyor. Eğer amaç çocuğun profesyonel sporculuğa yönlenmesini sağlamak değilse, her yaşta istediği spora başlayabilir. Ancak burada önemli olan ona uygun bir program çizilmesi ve özel antrenmanlara erken dönemde değil, ilerleyen dönemde başlanması. Yaşın da mutlaka göz önüne alınması gerekiyor.


 2-3 yaş: Koşma, yakalama ve zıplama gibi temel hareketleri yapabiliyorlar. Dolayısıyla bunları içeren bahçede koşma, yürüme, dans etme, suda gözetim altında oynama ve deneyimli kişiler eşliğinde jimnastik eğitimi olabilir.
4-6 yaş: Dans, yüzme, jimnastik, ip atlama ve üç tekerlekli bisiklete binmek gibi sporlar ideal.
7-10 yaş: Jimnastik, yüzme, futbol, basketbol, voleybol, hentbol, bisiklet, tenis ve yüzme gibi sporlarla ilgili temel eğitime yönlendirebilirsiniz.
10 yaş sonrası: Önceki yaşlarda başladıkları sporları daha organize olarak yapmaya devam ederken, atletizm, güreş ve küreğe başlayabilirler. Birkaç yıl sonraysa güç gerektiren boks, tekvando ve karateye geçebilirler.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Kek ve kurabiye kokusunun çocuklar için gizli anlamı!

Günümüzün ekonomik şartlarından dolayı çalışan anne sayısı giderek artıyor. Bununla birlikte çocuklar da bakıcılarla büyümek zorunda kalıyor. Maalesef çocukların çoğu okuldan eve geldiklerinde annelerini göremiyor veya anneleri ile birlikte aynı anda evin kapısından giriyor. Evin sıcaklığını hissetmiyorlar. Kendi çocukluğumuz aklımıza geldiğinde sıcak bir kek ve kurabiye kokusunun tüm aile üyelerinin içini ısıttığını, aileye bağlarını kuvvetlendirdiğini hatırlarsınız.

Anneler hafta içi işte çalışırken, hafta sonları ise evin düzenini devam ettirmek için alışveriş ve evin diğer işleri için koşturuyor. Dolayısıyla anneler çocuklarına özel hamur işleri yapma fırsatı bulamıyor.

Çocuklar eve geldiklerinde sıcak bir aile ortamı görmek ister, kapıyı açtıklarında kendi evlerinde kek, kurabiye kokusu almak ister. Çünkü çocuklar annelerin elinden bir şeyler yemekten mutluluk duyar. Annelerinin çocuklarına özel bir şeyler pişirmesi onları özel hissettirir. Aslında sıcak bir kek, kurabiye kokusu aile sıcaklığının temsil eder. Bir kek kokusu aldığınızda çocukluğunuzdaki çok özel hatıralarınızı hastırlarsınız.

Bu nedenle sevgili anneler, hafta içi zaman bulamıyorsanız bile hafta sonu çocuğunuza kek, kurabiye pişirebilirsiniz. Hafta içi bir günde olsa sürpriz yapıp işten erken çıkıp çocuğunuzu sıcak bir kek kokusuyla şımartabilirsiniz. Çocuğunuza kendi ellerinizle hazırladığınız bir tatlı, herhangi bir pastaneden aldığınız tatlılardan çok daha değerlidir. Çocuğunuza bu mutluluğu yaşatın.

Dilerseniz çocuğunuzun kek ve kurabiye pişirirken size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Bu yardım çocuğunuzun kendiyle gurur duymasını sağlayacaktır.

Uzman Pedagog Sevil Yavuz

Çocuk, Ergen ve Aile Psikolojisi Uzmanı

Kaynak

21 Haziran 2011 Salı

Tuvalet Eğitimi Semineri


Seminerin olduğu tarihte kızgın kumlardan serin sulara atlıyor :)) olacağım için katılamayacağım, ama Ankara' da olsaydım kaçırmayacağım bir seminerdi.Tam da Temmuz ayında başlayacağımız tuvalet eğitimimiz öncesi ilaç gibi gelecekti. İmkanı olanlar kaçırmasın derim. Ayrıca Alternatif Anne'nin bir de süprizi var. Katılan 3 anneye çekilişle 35.60 TL değerinde Beapotty Ekolojik Lazımlık hediye ediyorlar.

7 Mart 2011 Pazartesi

Kardeşe Hazırlık ve Kardeş Psikolojisi

İkinci bebeklerini dünyaya getirecek anne babaları bekleyen problemlerden biri de küçük abi ya da ablanın gelecek yeni aile bireyini nasıl karşılayacağı, yaşayacağı ve yaşatacağı muhtemel duygu fırtınalarıdır. Annesi ve babasının ilgi odağı ve ailenin gözbebeği olmaya alışmış çocuğa kendisine bir ortak gelmesini kabullenmek çok zor gelebilir. Özellikle 3 yaşın altında çocuklarda bu duygusal hassasiyet daha belirgin olarak kendini gösterir. Annesini, babasını, oyuncaklarını paylaşmak zorunda kalacağı, eskisi kadar sevilmeyeceği ya da kardeşinin kendisinden daha çok sevileceği düşüncelerini kafasında büyüterek umutsuzluğa düşer. Anne babayı kaybetme korkusu ile travma yaşayabilir. Anne babaya düşen sorumluluk bu soruna hazırlıklı olmak ve çözüme bilinçli olarak yaklaşmaktır. Ebeveynler çocuklarını hamilelik sırasında kardeşe hazırlayarak ve ona sevgilerini hissettirerek bu konunun sorun olmamasını sağlayabilirler.


Evdeki çocuğu kardeşe hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler şöyle özetlenebilir;
1) Çocukların sabretme (bekleme) kapasiteleri düşüktür. 9 ay boyunca bir bebeğin gelişini beklemek onlara zor gelir. Başta heyecanla kardeşim olacak diye sevinç nidaları gösteren çocuk hamileliğin sonlarına doğru bebeksileşir, yeni bebeğe alınanları kıskanır, evde doğacak bebekten bahsedilmesini dahi istemeyebilir. Küçük abi ya da ablaya doğacak kardeşi haber vermek için acele etmeyin. Hamileliğin 5. ayında haber vermek en uygun zamandır.

2) Küçük abi ya da ablayı hamileliğiniz sırasında kucağınıza almak sorun olabilir. Bu durumlarda hamileliğinizi bahane ederek onu reddetmek yerine oturarak kucaklayınız.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Müzik Aleti Çalmanın Zekaya Etkisi

Okuduğum bir habere göre, bir müzik aleti çalmak çocuklarda hafızayı ve zekayı geliştiriyormuş.

Haber şöyle;

Guardian gazetesinin haberine göre, Londra Üniversitesi Eğitim Enstitüsü’nden Prof. Susan Hallam, hükümet destekli bir araştırma çerçevesinde, müziğin çocuklara faydası konusunda yapılan araştırmaları analiz etti.
Çeşitli araştırmacılar, bir müzik aleti çalmanın beynin sol tarafını güçlendirdiğini tespit etti. Bunun, müzik eğitimi almış çocukların öğrendikleri bilgilerin beşte biri kadar daha fazlasını hatırlamalarını sağladığı belirtildi.

Müzik dersleriyle drama derslerinin etkinliğini karşılaştıran bir araştırmada da müzik derslerinin zaman içinde çocukların IQ’sunu 7 puan artırırken, drama derslerinin 4,3 puan artırdığı belirlendi.

ABD’de yapılan çeşitli araştırmalar da enstrüman çalmanın çocukların davranışlarında gelişme sağladığını da gösterdi. Hallam, bunun nedeninin, küçük müzik gruplarında çalışmanın güven, saygı ve uzlaşma gerektirmesi olduğunu söyledi. Hallam, ergenlikte müziğin, gencin kendi kimliğini geliştirmesine büyük katkı sağladığını ve genç kendisini yalnız ve güç durumda hissettiğinde müziğin bir destek kaynağı oluşturduğunu belirtti.
kaynak

Çocuğunuz Hangi Tip Zekaya Sahip?

Uzmanlara göre 7 ayrı zeka tipi varmış. Sizin çocuğunuz sizce hangi zeka tipine sahip ?

Sözel Zeka: Kelimeleri etkili kullanma yeteneğidir. Bu çocuklar dinleyerek öğrenmeyi sever, duygu ve düşüncelerini sözel ifadelerle aktarırlar. İyi yazarlar, iyi anlatırlar, kitap okumayı severler. Anne-babanın onu konuşturmaya çalışması faydalı olur. Bu türden daha çok şair, yazar, gazeteci ve politikacı olur.

Sayısal (Mantıksal) Zeka: Eskiden yapılan zeka testlerinde sadece bu zeka türü ölçülüyordu. Sebep-sonuç ilişkisi kurmayı ve 'neden' demeyi severler, çok soru sorarlar. Bu çocuklar hesap yapmayı, sayı saymayı, mantık yürütmeyi, bir makineyi söküp nasıl çalıştığını görmeyi sever. Bilim adamı, matematikçi ve bilgisayar programcısı olma ihtimalleri yüksektir.

11 Kasım 2010 Perşembe

2 Yaş Sendromu (Terrible Two)

Büyük kızımda en alt sınırda başlayıp, en üst sınırda tamamladığımız ve sinirlerimizi aşırı derecede yıpratan 2 yaş sendromu (terrible two)ile küçük kızımın 2 yaşını doldurmasına günler kala tekrar yaşamaya başladık. Büyük kızım tam 18 aylıkken başladı 2 yaş sendromu. 3,5 – 4 yaşına kadar sürdü. Bilemiyorum ama belki de hala geçmemiş bile olabilir. Zaten her çocuk farklı yaşıyormuş bu dönemi. Çocuğun mizacı da etkiliymiş. Büyük kızım zaten huysuz,asi dediğim dedik ve inatçı bir çocukken bir de terrible two eklendi, olan bana olmuştu. Şimdi de küçük kızım 2 yaş sendromunda bakalım ne kadar sürecek bu dönem.



İşte size 2 yaş sendromu ile ilgili biraz bilgi.