Araştıran,okuyan,soran soruşturan 2 çocuklu annenin işinize yarar,hoşunuza gider, ilginizi çeker dedikleri...

9 Haziran 2011 Perşembe

Çocuklar Neden Hep Oyalanır?

Çocuklar neden hep oyalanır, bir türlü hazırlanmak bilmezler?

Hepimiz dönem dönem çocuklarımızın herhangi bir işi yaparken oyalanmalarıyla karşılaşırız. Bu gibi durumlar karşısında kendimizce çözümler bulmaya çalışırız. Ancak asıl gözden kaçırdığımız çocuklarımızın neden sürekli oyalandığıdır.

Altı yaşından önce zaman kavramı çocuğa pek fazla birşey ifade etmez. Dün, yarın gibi kavramları karıştırmanın yanı sıra saat kavramı da henüz tanım olarak yerleşmemiştir. Örneğin; “Tatlım 5 dakika sonra yatma zamanı” dediğinizde “5 dakika az mı çok mu?” sorusuyla karşılaşabilirsiniz ya da “Bir hafta sonra tatile gideceğinizi söylediğinizde her gün “Ne zaman tatile gideceğiz” sorusunu duyduğunuzu hatırlarsınız. Zaman kavramı; çocuklar tarafından henüz tam olarak kavranmadığı için acele etmenin, hızlı olmanın hiçbir avantajı olmadığını düşünürler. Ancak onlara her zaman istedikleri kadar oyalanabilecekleri vakti vermemiz mümkün değildir. Bu nedenle oylanma ile ilgili bir sorun yaşadığınızda neler yapabileceğiniz konusunda Dr. Jerry Wyckoff ve Barbara C. Unell’in kaynağından bir alıntıyla yazımıza devam ediyoruz.

SORUNUN ÖNLENMESİ

Yeterli zamanı ayırmaya çalışın:

Eğer aceleniz varsa, okul öncesi kaplumbağanızı beklemek sabrınızın taşmasına yol açacaktır ve sizi daha da geç bırakacaktır. Durmadan meraklı gözlerle etrafını araştıran ve acele etmenin ne demek olduğunu bilmeyen birisi için oyalanmanın tipik bir davranış biçimi olduğunu anlayarak, gezintilere hazırlanmak için yeterli zamanı ayırın.

8 Haziran 2011 Çarşamba

Anne Olmasaydım Eğer...

Ben anne olmasaydım eğer...

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.


Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.

O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.

4 Haziran 2011 Cumartesi

Dedektif Anne


5 anne bir araya gelmiş, çok güzel bir site hazırlamış.Çocuklarını büyütürlerken aldıkları, kullandıkları, memnun kalıp beğendikleri , beğenmedikleri ürünleri ve hizmetleri bu sitede paylaşmışlar.Çok güzel bir düşünce olmuş. Sizler de beğendiğiniz ve beğenmediğiniz ürünleri ve hizmetleri paylaşabiliyorsunuz sitede. Haydi tıklayın.

Erken Yaşta Bademcik ve Apandisit Ameliyatlarına Dikkat!

Erken yaşta yapılan bademcik ve apandisit ameliyatlarının kalp krizi riskini artırabileceği belirlendi.

İsveç’te yapılan araştırma, bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan apandisit ve bademciklerin 20 yaşından önce alınmasının erken yaşta kalp krizi riskini artırabileceğini gösterdi.
"European Heart Journal" dergisinde yayımlanan araştırmada, kalp krizi riskini bademcik ameliyatının % 44, apandisit ameliyatının yüzde 33 oranında artırabileceği belirtildi. Hem apandisit hem de bademcik ameliyatlarının erken yaşta yapılmasının ise riski daha da yükseltebileceği vurgulandı.
Yaklaşık 24 yıl süren araştırmada, 20 yaşından büyüklerde bu ameliyatlar ile kalp krizi riski arasında bağlantı bulunmadı.
Bu ameliyatların uzun vadede etkilerinin bulunabileceğini kaydeden bilim adamları, antikor üretiminin azalması ve bağışıklık sistemindeki değişikliklerin risk artışının nedeni olabileceğine dikkati çekti.
Konuya ilişkin makale, Fransız "Le Nouvel Observateur" dergisinin internet sitesinde de yer alıyor.

Kaynak

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Heidi Klum Blogger Oldu!...

Ünlü, güzel manken, 4 çocuk annesi Heidi Klum da artık aramıza katılmış ve blogger olmuş.Annelikten bakıma, modadan kişisel gelişime birçok alanda yazılar yazıp yayınlıyormuş.Bloguna tıkladım.Görsel olarak çok hoş görünüyor.Bir çok kısım henüz yayında değil. Ben beğendim. Siz de bakmak isterseniz bir tık . 

28 Mayıs 2011 Cumartesi

İnekten Anne Sütü Üretmişler

Çinli bilim adamları, insan geni aşıladıkları 300 kadar ineğin, anne sütü kalitesinde süt üretmesini başardılar.

İngiliz The Sunday Telegraph Gazetesi’nin haberine göre, anne sütüne çok benzeyen inek sütü, bebeklerin bağışıklık sistemini güçlendirirken, onları enfeksiyonlara karşı da koruyor. İngiliz bilim adamları, bu gelişmenin büyük bir adım olduğunu, ancak genetiği değiştirilmiş gıdalarla ilgili yeniden büyük bir tartışmayı başlatacağını söyledi.

Çin Ziraat Mühendisliği Üniversitesi’nden Profesör Ning Li, sütün normal mandıra ineklerinden sağılan sütler kadar güvenli olduğunu iddia etti.

 Kaynak

27 Mayıs 2011 Cuma

Dondurma Mevsiminde Beta'ya Dikkat!

Yaz mevsimin yaklaşması, dondurma reklamlarının artışı nedeniyle bizim evde “DONDURMA İSTERİZ” sesleri yükselmeye başladı. Ama şu yazıyı okuduktan sonra nasıl dondurma alayım şimdi ben ??

Erken tedavi edilmediğinde kalp romatizması ve nefrit gibi kalıcı hastalıklara neden olabilen Beta bakterisi pusuda bekliyor! Hava sıcaklığının değişken olduğu bahar aylarında artan Beta, dondurma mevsimi de dediğimiz yaz aylarında ise pik yapıyor. Bu nedenle çocuklarınızın boğaz ağrısını önemseyin ve mutlaka bir doktora götürün!

Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Engin Türkmen, özellikle çocuklarda görülen ve boğaz ağrısıyla belirti veren beta bakterisiyle ilgili şu bilgileri verdi ve ailelere uyarılarda bulundu:


Virüs Değil Bakteri


Halk arasında Beta mikrobu olan bilinen A gurubu Beta Hemolitik Streptokok, genellikle 5 ila 15 yaş arası nüfusta görülen bakteriyel bir enfeksiyondur. Yaygın kanının aksine Beta bir virüs değil bakteridir. Boğazda iltihaplanma yapan bir çeşit bakteri olan Beta mikrobu; boğaz ağrısı şeklinde başlar ve dikkate alınmazsa kalp romatizması, artrit (eklem romatizması) ve nefrit (böbrek iltihabı) gibi kalıcı birçok hastalığa neden olabilir.

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Hamileleri Radyasyondan Koruyan Ürünler

Dünyada Büyük İlgi Gören Amerikan Hamile Giyim ve Aksesuar Markası Belly Armor Artık Türkiyeʼde! BELLY ARMOR ürünleri, doğmamış bebeğinizi modern yaşam koşullarıyla beraber hayatımıza girmiş olan elektronik ürünlerin yaydığı radyasyondan maksimum koruma sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

19 Mayıs 2011 Perşembe

Doğum Ayı ve Okul Sorunu

İkisi de Kasım ayının son günlerinde doğmuş 2 kızım olması ve büyüğünün akranlarının önümüzdeki eğitim öğretim yılında ilköğretim 1. sınıfa başlayacak olmaları sebebiyle ne yapacağım diye bir telaş aldı gidiyor son 3-4 aydır beni. Kasım sonu doğan 2005'li kızımı yapmış olduğum küçük çaplı araştırma neticesinde ilköğretim 1. sınıfa bu sene vermemeye karar vermiş bulunuyorum. Bu kararı vermemde neler oldu, anlatayım.

1- Fiziksel olarak kreşteki arkadaşlarından farklı kızım. Çok ufak tefek.

2-Kreş öğretmenimizle de yapmış olduğum görüşme sonrası (kendim de gözlemlemiştim zaten) kızımın okula hazır olmadığını, küçük kas gelişiminin uygun olmadığını öğrendik.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Sevimli Sandviçler

Sizce de çok sevimli ve neşeli değilmi mi bu sandviçler? Çocuklar tabaklarında böyle sandviçleri görünce iştahları açılacaktır eminim.

mehtaperel.com


Tanıdığım en içten,samimi, dobra ve harika insan,mükemmel yazar Mehtap Erel'in blogunuı okuyor musunuz? Eğer okumuyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz hemen tıklayın .


10 Mayıs 2011 Salı

Vizyondan Seçmeler


Yaz yaklaşırken vizyona çok güzel animasyon filmler girmeye başladı. Haftasonu çocuklarınızla birlikte keyifli vakit geçirebileceğiniz  birbirinden güzel filmlerden birini seçebilirsiniz.

6 Mayıs 2011 Cuma

Anne olmak için en iyi ülke: Norveç...

İnternette okuduğum haberi yorumsuz aktarıyorum.

ABD'de 164 ülke arasında yapılan bir araştırma anne olmak için en iyi ve en kötü ülkeleri sıraladı. İşte bu araştırmanın sonucu...


ABD'de 164 ülke arasında yapılan bir araştırmaya göre, dünyada anne olmak için en iyi ülke sıralamasında Norveç başı çekerken, Afganistan en son sırada yer aldı.


Norveç, anne ve çocuk ölümü oranlarının düşük olması, kadınların daha uzun ömürlü olması, okuma oranının yüksekliği, doğum izninin en az bir yıl olması gibi kriterlerle bu araştırmada ilk sırayı aldı.


''Save the Children'' adlı kuruluşun 12'incisini hazırladığı annelik araştırmasında, gelişmiş ülkeler arasında Avustralya ikinci, İzlanda üçüncü, ABD ise 31'inci sırada yer aldı.


Araştırma, anneler gününün öncesinde duyuruluyor.


Kadınların ömrünün ortalama 45 yıl olduğu Afganistan'ın, anne olmak için en kötü ülke olduğu belirtildi. Afganistan'da her 11 kadından biri doğumda ölüyor ve her 5 çocuktan biri 5 yaşını göremeden hayata gözlerini kapatıyor.
Sıralamada anne olmak için en iyi ülke olan Norveç'te ise kadınların ömrü ortalama 83 yıl ve sadece 175 kadından biri, 5 yaşına gelmeden çocuğunu kaybediyor. Norveçte deneyimli sağlık personeli doğumlarda bulunurken, Afganistan'da doğumların sadece yüzde 14'ünde sağlık personeli yer alıyor. Norveç'te kadınların yüzde 82'si modern doğum kontrol yöntemlerini kullanırken, Afganistan'da bu oran yüzde 16.

28 Nisan 2011 Perşembe

Desitin Artık Türkiye' de :))

Yıllardır yurtdışına çıkılınca alınan,yurtdışına çıkana 2-3 kutu sipariş verilen Desitin Pişik Kremi artık Türkye'de satışa başlamış.İlgilenenlere müjde:))


Neymiş efendim bu Desitin diyorsanız, işte ayrıntılı bilgiler;

Desitin® pediatristlerin pişik için en çok tavsiye ettiği madde olan Çinko Oksit’i %40 oranında içeren pişik kremidir. Formülünde yumuşatıcı etkisi olan lanolin, cilt bariyerini destekleyici özelliği bulunan Vitamin A ve D bakımından zengin doğal yağlar bulunur.

Bebeğin cildi üzerinde yoğun bir koruma tabakası oluşturur, bebeğin hassas cildindeki kızarıklıkları önler ve cildinin rahatlamasını sağlar ve ilk kullanımdan itibaren pişik oluşumunu önler.

Hipoalerjeniktir** ve pediatristler tarafından test edilmiştir.

*Desitin Amerika Birleşik Devletleri’nde pediatristlerin ve annelerin 1 numaralı tercihidir.

**alerji riski minimize edilecek şekilde formüle edilmiştir.

Tavsiye edilen Tüketici Fiyatı:34TL
Sadece eczanelerde satılır.

21 Nisan 2011 Perşembe

Yeşil Çay

İşte içmeyi çok sevdiğim ( özellikle içine attığım çubuk tarçınla ) yeşil çay ile ilgili internetten bulduğum bilgiler.

Yeşil Çayı Günde Kaç Fincan İçmeliyiz?

*Hiç içmeyenler en az 1 fincan içmelidir.
*En mantıklısı günde 2-3 Fincan içilmesidir
*5 fincandan fazlası size zarar verebilir.
Bu konuda benim en çok güvendiğim kaynak 2002 yılında başladığı araştırmayı 2006’da tamamlamış olan Japon bilim adamı Kuriyama’nın tavsiyesidir. Kuriyama herkesin günde en az bir fincan yeşil çay içmesini öneriyor günlük iki ya da 3 fincan çayın çok faydalı olacağını söylüyor 5 fincana kadar zararı yok.
Uyarı: Yeşil çay asla aşırı sıcak içilmemelidir. Antioksidan içerdiği için yemek borusu kanseri oluşumunu hızlandırabilir

 
Yeşilçayın Faydaları:
  • Yeşilçayın faydaları hakkında bilinenler son yıllarda yapılan araştırmalarla daha da artmıştır. Japonların uzun yıllar yaşamasının temel nedeni olarak yeşil çay tüketimi gösterilmektedir. Yeşil çayın bir tedavi yöntemi olmadığı destekleyici alternatif bir yöntem olduğu unutulmamalıdır.
  • Yeşil çay insan ömrünü uzatır ve insan sağlığına çok faydalıdır!
  • Diyet yapanlar muhakkak kullanmalıdır!
  • Anti hipertansif etkisi, anti bakteriyel etkisi, antiviral etkisi ve nöroprotektif etkisi vardır.
  • Uyarı:Şimdi yeşil çayın 30 dan fazla kanıtlanmış faydasını aşağıda okuyacaksınız fakat vakti olamayanlar için en önemlilerini belirteyim
  • Kalp rahtsızlığı olanlar, Obezite, Parkinson, Alzheimer gibi hastalıklar bazı kanser türlerinde yeşil çay çok ama çok faydalıdır.