Hepimiz dönem dönem çocuklarımızın herhangi bir işi yaparken oyalanmalarıyla karşılaşırız. Bu gibi durumlar karşısında kendimizce çözümler bulmaya çalışırız. Ancak asıl gözden kaçırdığımız çocuklarımızın neden sürekli oyalandığıdır.
Altı yaşından önce zaman kavramı çocuğa pek fazla birşey ifade etmez. Dün, yarın gibi kavramları karıştırmanın yanı sıra saat kavramı da henüz tanım olarak yerleşmemiştir. Örneğin; “Tatlım 5 dakika sonra yatma zamanı” dediğinizde “5 dakika az mı çok mu?” sorusuyla karşılaşabilirsiniz ya da “Bir hafta sonra tatile gideceğinizi söylediğinizde her gün “Ne zaman tatile gideceğiz” sorusunu duyduğunuzu hatırlarsınız. Zaman kavramı; çocuklar tarafından henüz tam olarak kavranmadığı için acele etmenin, hızlı olmanın hiçbir avantajı olmadığını düşünürler. Ancak onlara her zaman istedikleri kadar oyalanabilecekleri vakti vermemiz mümkün değildir. Bu nedenle oylanma ile ilgili bir sorun yaşadığınızda neler yapabileceğiniz konusunda Dr. Jerry Wyckoff ve Barbara C. Unell’in kaynağından bir alıntıyla yazımıza devam ediyoruz.
SORUNUN ÖNLENMESİ
Yeterli zamanı ayırmaya çalışın:
Eğer aceleniz varsa, okul öncesi kaplumbağanızı beklemek sabrınızın taşmasına yol açacaktır ve sizi daha da geç bırakacaktır. Durmadan meraklı gözlerle etrafını araştıran ve acele etmenin ne demek olduğunu bilmeyen birisi için oyalanmanın tipik bir davranış biçimi olduğunu anlayarak, gezintilere hazırlanmak için yeterli zamanı ayırın.















