Severek takip ettiğim bloglardan biridir slingomom. Çok güzel yazmış şu yazısında ve Yorgun Yeni Anne Manifestosu hazırlamış. Sadece yazmakla kalmamış görsel olarak da çok güzel bir resim haline getirmiş paylaşılsın diye. Paylaşıyorum, okuyun ve deneyimli bir anne olarak tavsiye ediyorum maddelere uyun. Ben çok sevdim,ellerine sağlık İrem Hanım.
Araştıran,okuyan,soran soruşturan 2 çocuklu annenin işinize yarar,hoşunuza gider, ilginizi çeker dedikleri...
Sayfalar
10 Şubat 2011 Perşembe
Sabiha Paktuna Keskin' den Yine Ücretsiz Kitap
Daha önce de Boyut yayıncılık Sabiha Paktuna Keskin' in Testlerle Çocuğunuzun Yeteneğini Keşfedin adlı kitabını kargo bedeli karşılığında isteyenlere ücretsiz göndermişti. Şimdi yine Sabiha Paktuna Keskin' in Annelik Akademisi kitap setinin tanıtımı için Hamileyim ve Bebeğim adlı kitaplardan seçeceğiniz bir tanesine sadece 4,90 TL kargo bedeli karşılığında ücretsiz sahip olabilirsiniz. Ne mi yapacaksınız? Tıklayıp formu doldurun.İşte bu kadar.
9 Şubat 2011 Çarşamba
Antibiyotikler
Şu aralar televizyondaki bir reklam dikkatimi çekmeye başladı. Bilemiyorum belki daha önceden de yayınlanıyordu bu reklam ama ben yeni görmeye başladım. Antibiyotiklerle ilgili. Nezle ve gripte antibiyotiğin etkisinin olmadığına dikkat çekiyor. Ve hatta sitesine girdiğimde gördüm ki 18 Kasım Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü' ymüş. Çocuğumuz için veya kendimiz için doktora gittiğimizde en ufak bir soğuk algınlığında antibiyotik yazan doktorları sinir olmaya başladığım şu günlerde bu siteye girerek okumak iyi geldi. Herkesin ve özellikle doktorların bilinçlenmesi lazım. Doktorların çocuklarımıza antibiyotik yazmadan önce 2 kez düşünmeleri ve gerçekten gerekli ise yazmaları lazım. Bu antibiyotiklerin yoğun ve bilinçsiz kullanımının çocuk için ileride oluşturabileceği hasarları göz önünde bulundurmamız ve dikkatli olmamış gerekmekte diye düşünüyorum.
İşte o siteden bazı notlar;
Nar Hakkındaki 5 Gerçek
İnternette okuduğum çok sevdiğim mucize meyve nar ile ilgili şu bilgileri paylaşmadan geçemeyeceğim.Yararları konusundaki açıklamalardan sonra talep patlaması yaşayan nar, bu kış da önemli destekleyicilerimizden biri olacak. Bilmeyenler ya da unutanlar için narın faydalarını gözden geçirmekte fayda var...
Yeterli ve dengeli bir beslenme düzeni içinde sebze, meyve tüketiminin yüksek olması kalp-damar, kanser, diyabet gibi kronik hastalıklarda koruyucu etki gösteriyor. Bu açıdan vitamin (özellikle C vitamini), mineral, antioksidan ve posa deposu olan meyvelerin beslenme içinde yer alması bu koruyucu etkiyi daha da artırıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Demet İnci, kış aylarının en gözde meyvelerinden olan narın faydaları hakkında bilinmesi gereken 5 noktanın altını çizdi.
1- KANSERE KARŞI KORUYUCU ETKİSİ VAR
Antioksidanlar, bizi kanserden ve kronik dejeneratif hastalıklardan (yaşlılık ve kaza gibi travmalar sonrası oluşan rahatsızlıklar) koruyan en güçlü silahlardır. Hepimizin kış aylarında taze veya taze sıkılmış olarak yemeyi tercih ettiği nar ve nar çekirdeği, yüksek dozda polifenolik bileşikler, tanen ve antosiyoninler içerirler ki; bu maddeler bilinen en güçlü antioksidanlar. Bunun yanı sıra içerisinde bulunan antisiyanidin, siyanidin, ellajik asit gibi antioksidanlar sayesinde östrojen hormonu sentezlenmesini engelleyerek, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etki gösterdiği yönünde araştırmalar bulunuyor. Ayrıca son zamanlarda nar suyunun prostat kanserinin önlenmesinde doğal bir antioksidan olduğu konusu da gündemde. Güçlü antioksidan özelliğiyle adeta sihirli bir meyve gibi nitelendirilen narın, bağışıklık sistemini güçlendirerek, pek çok hastalıktan korumaya yardımcı olduğu da biliniyor.
3 Şubat 2011 Perşembe
Dikkat: Islak Mendiller Hasta Edebiliyor !..
Çocuklar doğduktan sonra hayatımıza giren ve bez dönemi bittikten sonra da hayatımızdan atamadığımız evimizin bir numaralı elemanlarındandır ıslak mendiller. Aslında ilk aylarda ve daha doğrusu tüm bezli dönemde alt temizliği, kaynatılıp ılıtılmış su ve pamukla yapılması en doğrusu ama kolayımıza geliyor işte ıslak mendil. Şimdi bir de yok saf sulu, saf pamuklu falan bir çok çeşidi çıkınca güveniyor insan. Yalnız hepimizin bildiği şey şu ki kaliteli olanlarından kullanmak ve yüz temizliği için ıslak mendil kullanmamak en doğrusu.İnternette okuduğum aşağıda ki haber de her ne kadar biliyor olsamda zararlarını soğuttu beni ıslak mendilden.Sanırım artık sadece işyerinde masa sileceğim ıslak mendille.
İşte haber;
İşte haber;
Hijyen için kullanılan ıslak mendillerin bilinçsiz kullanımı ile hastalığa davetiye mi çıkarılıyor? Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Gümrükçüoğlu, yaptığı açıklamalarla ıslak mendil kullanımında yapılan hataları sıraladı.
Islak mendillerin içinde bulunan kimyasallar birçoğumuz tarafından unutulan bir ayrıntı. Kimyasal maddeler kendiliğinden kaybolmadığı için ıslak mendil kullanımı sonrası ellerin suyla yıkanması gerektiğini dile getiren Gümrükçüoğlu, son yıllarda ıslak mendil tüketiminin arttığının altını çiziyor ve devam ediyor:
“Islak mendilleri sıktığınız zaman içinden genel itibariyle sıvı çıkar. Bu sıvı kimyasaldır. Islak mendil çok fazla kullanılırsa bu kimyasallar elde veya deride birikir. Yiyecekleri tuttuğumuzda veya elimizi ağzımıza götürdüğümüzde bu kimyasallar vücuda geçer. Uzun yıllar söz konusu kimyasalların vücutta birikmesi sağlık açısından olumsuzlar doğurur. Islak mendillerin kimyasal madde barındırdığı unutulmamalı, bu yüzden ıslak mendil kullanıldıktan sonra mümkünse eller suyla durulanmalı. En iyi temizlik şekli sabunla elleri yıkamak ve bol suyla durulamaktır. Ancak ıslak mendillerin kullanımı, suya ve sabuna ulaşılamayan durumlarda önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır.” 27 Ocak 2011 Perşembe
Dosya : Burun Aspiratörleri
Eğer çocuğumuz şu yanda ki resimdeki kadar büyük değilse hasta olduğunda en büyük dertlerimizden biridir burnunu temzilemek. Ama artık burun aspiratörleri var ve birçok aile tanışmıştır sanırım bu muhteşem aletle. Ya ne büyük icattır şu burun aspiratörleri... Çocuklar için aldığımız, verimli kullandığımız ve hiç pişman olmadığımız aletlerdendir. Küçük çocuğumuz sümküremez ve salya sümük gezer en ufak bir soğuk algınlığında. Yeteri kadar temizlenmeyen burun da orta kulak iltihabına davetiye çıkarır. Şimdilerde çok gelişti burun aspiratörleri piyasası. Şöyle bir göz atalım piyasada neler var dedim.
Santebebe SB140 Burun Aspiratörü ; Ben çocuklarım için bu ürünü kullanıyorum ve çok memnunum. Bu kategoride pahalı bir ürün ama inanın değiyor verdiğiniz paraya. Aynı sistem ile çalışan, farklı markalar da mevcut.
23 Ocak 2011 Pazar
Bugs Bunny ve Arkadaşları Sirkte
İşte kaçırılmayacak, çocuklarımızla beraber keyifli vakit geçirebileceğimiz harika bir etkinlik, Bugs Bunny ve arkadaşları Ülker Smartt ile sirkte. Hem de 7 ilde çocuklarla buluşacak.
İşte bilgiler;
Ülker Smartt’ın üçüncü yılına giren ve geleneksel hale gelen yarı yıl gösterileri, çocukların dünyasını renklendirmeye devam ediyor. Ülker Smartt; Bugs Bunny, Tweety, Sylvester, Tazmanya Canavarı ve Daffy Duck’ın da katıldığı Barselona Sirki’yle beraber Türk çocuklarını eğlenceye doyuracak.
Sevimli kahramanlar Bugs Bunny ve arkadaşları; Ülker Smartt sponsorluğunda dünyanın en ünlü sirklerinden Barselona Sirki’yle birlikte Türkiye’ye geliyor. “Bugs Bunny ve Arkadaşları Sirkte” organizasyonu, 28 Ocak-13 Şubat 2011 tarihleri arasında İstanbul’da gösterilerine başlayacak, sonraki günlerde farklı tarihlerde Bursa, İzmir, Ankara, Kayseri, Adana ve Mersin olmak üzere yedi ilde çocuklar ve aileleriyle buluşacak.
İşte bilgiler;
Ülker Smartt’ın üçüncü yılına giren ve geleneksel hale gelen yarı yıl gösterileri, çocukların dünyasını renklendirmeye devam ediyor. Ülker Smartt; Bugs Bunny, Tweety, Sylvester, Tazmanya Canavarı ve Daffy Duck’ın da katıldığı Barselona Sirki’yle beraber Türk çocuklarını eğlenceye doyuracak.
Sevimli kahramanlar Bugs Bunny ve arkadaşları; Ülker Smartt sponsorluğunda dünyanın en ünlü sirklerinden Barselona Sirki’yle birlikte Türkiye’ye geliyor. “Bugs Bunny ve Arkadaşları Sirkte” organizasyonu, 28 Ocak-13 Şubat 2011 tarihleri arasında İstanbul’da gösterilerine başlayacak, sonraki günlerde farklı tarihlerde Bursa, İzmir, Ankara, Kayseri, Adana ve Mersin olmak üzere yedi ilde çocuklar ve aileleriyle buluşacak.
19 Ocak 2011 Çarşamba
Çalışan Anne
İşte okuduğum makale.
![]() |
Çalışan her annenin yaşadığı suçluluk duygusu vardır ya, dönem dönem bana da gelir gider...Şu aralar geldi. Suçluluk duyuyorum fazlasıyla. Çocuklarıma yeteri kadar vakit ayıramıyorum, ayırdığımda ne kadar kaliteli vakit geçiriyorum?, evde ki vaktimi iki çocuğa nasıl bölmeliyim?, saat 18:00 de eve geliyorum; ne zaman yemek yapacağım? ne zaman yiyeceğiz? ve ne zaman çocuklarla vakit geçireceğim? yoksa çok fazla bilgisayar ve televizyon başında vakit geçiriyorum (izlediğim 1-2 dizi var), yoksa ÇALIŞMASAM MI????Zaten çalıştığım için maddi olarak bir getirisi yok, benim maaş kreşe ve bakıcıya gidiyor, hem çocuklarıma kendim bakmış, tüm gün onlarla vakit geçirmiş olurum, ama bu bir süreliğine böyle ilkokula başladıklarında o kadar giderimiz olmayacak..................................................................................................................................................................................................................................... Ve aklımda bunlar gibi binlerce soru, sonu gelmez suçluluk duygusu. Süper, mükemmel anne olamam. Biliyorum. Ama ben suçluluk duymayan bir çalışan anne olamak için ne yapmalıyım?İşte bununla ilgili bir makale. Ben okudum, beğendim. Zaten uyguladığım veya uygulamaya çalıştığım şeyler de yazıyor ama okumak rahatlatıyor. Tekrar sorgulamama ve planlar yapmama imkan veriyor. Daha programlı olmaya karar verdim mesela. Evet, bundan sonra daha programlı olacak ve kendimi daha iyi hissedeceğim.
İşte okuduğum makale.
17 Ocak 2011 Pazartesi
Hürriyet Aile Ankara Buluşması :-)
15/01/2011 Cumartesi günü Hürriyet Aile Editörü Pınar Reyhan ve ekibi ile çok güzel bir öğleden sonra geçirdik. Hepimizin unutamayacağı, eğlenceli, heyecanlı,süprizlerle dolu bir gündü. Pınar Hanım ve Mehtap Hanımla tanıştık bol bol sohbet ettik. Ekipte ki herkes harikaydı.Çok içtendiler. Çekiliş yapıldı.Pınar Hanım süprizlerle gelmiş Ankara'ya. Hediyelerle geri döndük.Ona ve elkibine bir kez daha çok teşekkür ediyorum bu güzel gün için.
12 Ocak 2011 Çarşamba
Müzik Aleti Çalmanın Zekaya Etkisi
Okuduğum bir habere göre, bir müzik aleti çalmak çocuklarda hafızayı ve zekayı geliştiriyormuş.
Haber şöyle;
Haber şöyle;
Guardian gazetesinin haberine göre, Londra Üniversitesi Eğitim Enstitüsü’nden Prof. Susan Hallam, hükümet destekli bir araştırma çerçevesinde, müziğin çocuklara faydası konusunda yapılan araştırmaları analiz etti.
Çeşitli araştırmacılar, bir müzik aleti çalmanın beynin sol tarafını güçlendirdiğini tespit etti. Bunun, müzik eğitimi almış çocukların öğrendikleri bilgilerin beşte biri kadar daha fazlasını hatırlamalarını sağladığı belirtildi.
Müzik dersleriyle drama derslerinin etkinliğini karşılaştıran bir araştırmada da müzik derslerinin zaman içinde çocukların IQ’sunu 7 puan artırırken, drama derslerinin 4,3 puan artırdığı belirlendi.
ABD’de yapılan çeşitli araştırmalar da enstrüman çalmanın çocukların davranışlarında gelişme sağladığını da gösterdi. Hallam, bunun nedeninin, küçük müzik gruplarında çalışmanın güven, saygı ve uzlaşma gerektirmesi olduğunu söyledi. Hallam, ergenlikte müziğin, gencin kendi kimliğini geliştirmesine büyük katkı sağladığını ve genç kendisini yalnız ve güç durumda hissettiğinde müziğin bir destek kaynağı oluşturduğunu belirtti.
kaynak
kaynak
Çocuğunuz Hangi Tip Zekaya Sahip?
Uzmanlara göre 7 ayrı zeka tipi varmış. Sizin çocuğunuz sizce hangi zeka tipine sahip ?
Sözel Zeka: Kelimeleri etkili kullanma yeteneğidir. Bu çocuklar dinleyerek öğrenmeyi sever, duygu ve düşüncelerini sözel ifadelerle aktarırlar. İyi yazarlar, iyi anlatırlar, kitap okumayı severler. Anne-babanın onu konuşturmaya çalışması faydalı olur. Bu türden daha çok şair, yazar, gazeteci ve politikacı olur.
Sayısal (Mantıksal) Zeka: Eskiden yapılan zeka testlerinde sadece bu zeka türü ölçülüyordu. Sebep-sonuç ilişkisi kurmayı ve 'neden' demeyi severler, çok soru sorarlar. Bu çocuklar hesap yapmayı, sayı saymayı, mantık yürütmeyi, bir makineyi söküp nasıl çalıştığını görmeyi sever. Bilim adamı, matematikçi ve bilgisayar programcısı olma ihtimalleri yüksektir.
8 Ocak 2011 Cumartesi
Kardeşlerden Biri Hastalanırsa...
Büyük kızım geçen seneden beri kreşe gidiyor. Ve kreşe başladığından beri daha önceden hiç olmadığı kadar hasta oldu. Kendisi hasta olması yetmezmiş gibi tabi kardeşi de hemen hasta oluyor. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü’ nden Dr. Gülsemin Güloğlu’nun bir yazısı var.Çoğu inretnet sitesinde var aynı yazı, hatta bu ay ki Parents dergisinde de var.Benim ilgimi çekti.Sizinle de paylaşıyorum.Tüm çocuklar, özellikle de okul çocukları yıl boyunca yaklaşık 5-10 kez hastalanır.
En sık görülenleri, grip, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, döküntülü hastalıklar, ishal gibi enfeksiyon hastalıklarıdır ve hepsi bulaşıcıdır. Çocukları hastayken okula göndermemek, hem dinlenmeleri hem de okuldaki diğer çocukların korunması açısından önemlidir. Ancak bu durumda da ortaya çıkan başka bir sorun evdeki diğer kardeşlerin nasıl korunacağıdır.
Her hastalık için alınabilecek belli önlemler vardır. Bunlara mümkün olduğunca uymak evdeki diğer kardeşleri korumak için yeterli olacaktır. Ancak tüm önlemlere rağmen diğer çocukların da hastalanabileceği unutulmamalıdır.
7 Ocak 2011 Cuma
Bronşiolit
Geçen sene küçük kızım, geçirdiği üst solunum yolları enfeksiyonunu atlatamayarak, hastalık ciğerlerine inmişti. Zor bir dönem geçirmiştik.Doktor iğne vermek zorunda kalmıştı.Ama yine de kolay atlattığımızı düşünüyorum.Çünkü hastalığı başında yakalamış ve ilerlemesini durdurmuştuk.O sene çok dikkat ettik tekrar bronşiolit olmasın, geçirdiği üst solunum yolları enfeksiyonu bronşiolite dönüşmesin diye.
Kızım bu hastalığı geçirmeden önce hiç bir bilgim yoktu bu hastalıkla ilgili.Ama şimdi oldukça bilgi sahibi oldum.Teşhis bile edebilirim hasta bir çocuk görsem :))) Bu da işin şakası tabi .Bu hastalık genellikle 2 yaşın altında ki çocuklarda görülüyor.O nedenle bu sene içim biraz daha rahat ama yine de temkinliyim.Soğuk algınlığı geçirdiğinde kızım bir an önce iyileşmesi için elimden geleni yapıyorum.
İşte benim gibi bu hastalıkla ilgili bilgisi olmayanlar için bronşiolit;
6 Ocak 2011 Perşembe
Yılın En Kötü Ebeveynleri :((
Resimleri internette gördüm.Başlık da bana ait değil, resimlerin başlığıydı bu. Yorumsuz yayınlıyorum.Ama çok üzücü resimler :(( Böyle olayların yaşandığını bilmek üzdü beni.
5 Ocak 2011 Çarşamba
Artık 1. Sınıfta Boğmaca Aşısı da Var
İnternette rastladığım bu haberi aynen alıyorum.
İlköğretim birinci sınıflar için oluşturduğu aşı takvimini genişletme kararı alan Sağlık Bakanlığı, halen uygulanan kızamık-kızamıkçık-kabakulak, çocuk felci ve difteri-tetanoz aşılarının yanına boğmaca aşısını da ilave etti.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, ilk dozları bebeklik çağında yapılan ilköğretim birinci sınıf öğrencileri için uygulanan aşıların, pekiştirme dozları olduğunu belirterek, kısa bir zaman içinde aselüler boğmaca aşısının da pekiştirme dozu olarak çocukluk aşı takvimindeki yerini alacağını bildirdi.
İlköğretim birinci sınıflar için oluşturduğu aşı takvimini genişletme kararı alan Sağlık Bakanlığı, halen uygulanan kızamık-kızamıkçık-kabakulak, çocuk felci ve difteri-tetanoz aşılarının yanına boğmaca aşısını da ilave etti.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, ilk dozları bebeklik çağında yapılan ilköğretim birinci sınıf öğrencileri için uygulanan aşıların, pekiştirme dozları olduğunu belirterek, kısa bir zaman içinde aselüler boğmaca aşısının da pekiştirme dozu olarak çocukluk aşı takvimindeki yerini alacağını bildirdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













