Araştıran,okuyan,soran soruşturan 2 çocuklu annenin işinize yarar,hoşunuza gider, ilginizi çeker dedikleri...

14 Mayıs 2012 Pazartesi

ORTODONTİ İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Ortodonti uzmanı Diş Hekimi Kıvanç Cebesoy, birbiriyle karmaşık bir uyumu olan diş, çene ve yüz bölgesinde bulunan asimetrileri düzeltmeye yarayan ortodontik tedavi ile ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekiyor:

Ortodontik tedavi sadece tellerle yapılır. - YANLIŞ

Diş çapraşıklıklarının düzeltilmesinde geleneksel tel tedavisine alternatif,olarak son 10 yıldır bir seri şeffaf plak yardımı ile çapraşık dişler düzeltilebilmektedir. Böylelikle tel tedavinse bağlı istenmeyen görüntü ve fonksiyon bozuklukları bu yeni yöntemlerle giderilebilir.

Ortodontik tedavi çocukken yapılır. – YANLIŞ

Ortodontik tedavinin yaşı yoktur, çapraşık dişlerin tedavisi her yaşta yapılabilir. Dişlerin ön yüzü yada arka yüzüne yerleştirilen ve görünmeyen tel sistemleri ile daimi dişler ağızda çıktıktan sonra istenilen yaşta başlanabilir.

Ortodontik tedaviler çok uzun sürer. – YANLIŞ

Tedavide kullanılan mekanikler arası sürtünme çok aza indirildiği için dişler üzerinde gereksiz kuvvet kaybı olmaz Böylece diş çapraşıklıklarının tedavisi hızlı bir şekilde 8 ay ile en geç 24 ay arasında bitmektedir. Ortodontik tedavi 24 aydan uzun sürmez. Bu süreden daha uzun uygulanan tedaviler, diş köklerinde erimelere, mine üzerinde çürümelere, diş etlerinde ciddi iltihaplara neden olabilir.

Ortodontik tedaviyi her diş hekimi yapabilir. – YANLIŞ

13 Mayıs 2012 Pazar

Çocuklar Gülerek Uyansın…

HUGGIES DryNites®’la HER ÇOCUK ARTIK GÜLEREK UYANABİLECEK!!!
 DryNites® ve Türk Çocuk Ürolojisi Derneği, gece alt ıslatma problemi yaşayan çocukları ve ailelerini, “DryNites®’LA ÇOCUKLAR GÜLEREK UYANSIN“ projesi ile bilinçlendiriyor…

Huggies’in gece alt ıslatma problemi yaşayan çocuklar için ürettiği emici gece külodu DryNites® bir bilinçlendirme projesi başlattı. DryNites®, Türk Çocuk Ürolojisi Derneği işbirliği ile başlattığı proje ile sorun yaşayan çocukları ve onların ailelerini bilinçlendirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında www.cocuklargulerekuyansin.com bir paylaşım platformu olarak açıldı.

Birçok çocuğun ve ailelerinin konuşulmayan ortak bir sırrı var:  “Enürezis Noktürna” Enürezis Noktürna yani “Gece Yatak Islatma Problemi” 4-12 yaşındaki her 5 çocuktan 1’inde görülüyor. Uykuda “istem dışı idrar boşaltması” rahatsızlığı yaşayan çocukların %99’u 15 yaşına kadar bu sorunu atlatıyor. Ancak uzun sürebilen bu rahatsızlık onları da ailelerini de sıkıntıya sokuyor. İyi uyuyamama, suçluluk duygusu, utanma en basitinden yaşananlar…  İdrar torbasının kapasitesi, belli bir hormonun eksikliği veya genetik sebeplere bağlı olabileceği gibi farklı fizyolojik faktörler de bu soruna neden olabiliyor. Sorunun üstesinden gelmek konuşmamakla mümkün olamıyor. Esas sebebi anlayıp doğru tedaviyi uygulamak üzere mutlaka bir uzmanla görüşmek gerekiyor. Ayrıca bu süreçte aile fertlerinin anlayışlı olması da büyük önem taşıyor.

Türk Çocuk Ürolojisi Derneği ve emici gece külodu DryNites’ın başlattığı ve gazeteci, yazar, anne Pınar Reyhan Özyiğit’in sözcülüğünde yürütülen “Çocuklar Gülerek Uyansın” projesi, toplumu bu konuyla ilgili bilgilendirmeyi ve bu çok yaygın sorunu paylaşmayı hedefliyor. Sonuç olarak bu rahatsızlığı taşıyanları veya çevresinde yaşayanları hekimlere ve doğru tedaviye yönlendirmek amaçlanıyor.

www.cocuklargulerekuyansin.com tüm çocukların yüzünün gülmesini isteyenlerin buluşma noktası… Konuyla ilgili Pınar Reyhan Özyiğit’in yazıları yer alacak, bu sorunu yaşayanların deneyimleri paylaşılacak... Konuyla ilgili herkesin sorabileceği soruları Prof. Dr. Serdar Tekgül’ün yanıtlayarak aydınlatacak. Tekgül, sorunun sebepleri ve hayatı kolaylaştıracak yöntemler konusunda aydınlatıcı bilgiler verecek.

Emici gece külodu DryNites, uzun sürebilecek tedavi sürecinde çocuğun dinlendirici bir uyku uyumasını sağlayan yardımcı bir koruyucu olarak Çocuklar Gülerek Uyansın projesini başlatıyor ve destekliyor. Proje herkesin desteğine açık, önemli olan bilgiyi paylaşmak bu sorunun çok vakit kaybetmeden üstesinden gelinmesi için bilgilenmek…

Tüm çocuklar güzel günler, geceler yaşasın… Çocuklar Gülerek Uyansın!

Hastalık hakkında Türkiye genelini bilinçlendirmeye yönelik olarak başlatılan “DryNites®’la Çocuklar Gülerek Uyansın“ projesi için daha önce de bir broşür hazırlanmıştı. Broşür hem birçok aileye hem de kongreler aracılığıyla hekimlere ulaştırılmıştı. Erdil Yaşaroğlu’nun komik ve eğitici karikatürleri ile renk kattığı broşür, komik ve eğitici anlatım dili ile gece alt ıslatma problemi (Enürezis Nokturna)’ya yönelik birçok faydalı bilgi içeriyor.

11 Mayıs 2012 Cuma

Caddebostan Gençlik Kampı

Yazın tadını çıkarmanın en eğlenceli yolu nedir diye düşünüyorsan, bizim bir önerimiz var! Sana, özgürlük, adrenalin, müzik, eğlence, yeni dostluklar ve seni keyiflendirecek onlarca aktivite vaat ediyoruz. Bu fikir seni heyecanlandırdıysa o zaman hiç durma, hemen 18 Haziran–18 Ağustos tarihleri arasındaki Caddebostan Yaz Kampları ’ndan kendine en uygun olanı seç, kaydını yaptır, kampçı olmanın ayrıcalığını yaşa.
Bütün yıl ders çalıştın, okul-dershane-ek dersler arasında mekik dokudun, üzerine bir de sınav stresi… Hem zaten şehrin içinde özgürlüğünü doyasıya yaşayacağın, yorgunluğunu atabileceğin aktivite bulmak da zorlaştı. Eğer sen de bu dertlerden yakınıyorsan ve 7-17 yaş grubuna dahilsen sana önereceğimiz kamp alternatiflerine mutlaka göz atmalısın.

Macera dolu bir kamp mı, adrenalini yüksek bir kamp mı?

İstersen Bolu Aladağ’da doğayla baş başa serüven dolu bir kamp tercih ederek maceracı yönünü ön plana çıkar, istersen de Antalya’da yurtdışından gelen kampçılar ile wakeboard deneyip, rafting yapıp adrenalinini yükseltebilirsin. Ya da Alaçatı rüzgarında sörf, yelken, kiteboard sporları ile tanışıp, bambaşka deneyimler keşfedebilirsin.

Hangi kampı seçersen seç, senin için planlanmış eğlenceler sayesinde, tüm yılın yorgunluğunu unutmuş, yeni arkadaşlıklar kurmuş, farklı deneyimler yaşamış, unutulmaz bir kamp tecrübesi ve keyifli anılarla tüm enerjini toplamış olarak şehre geri döneceksin.






Kayıt için:

444 KAMP (52 67)

www.caddebostan.com

10 Mayıs 2012 Perşembe

Bu Seneki İlk Anneler Günü Hediyem...


Bu seneki ilk anneler günü hediyem ciceksepeti.com dan.Kırmızı kalplerden bir kurabiye buketi...

 Çok teşekkür ederim bu tatlı hediyenize.

22 Nisan 2012 Pazar

SELÜLİTTEN KURTULMANIN YOLLARI


· Yüsek yağ içeren yiyeceklerden kaçının. Genel yağ tüketimini azaltın,  günlük kalori alımını sınırlayın.

·  Daha çok su için. Bol su tüketmek toksinleri vücudunuzdan uzaklaştıracaktır.

·  Doğal gıdalar ile beslenmeye çalışın. Fastfood yemek yerine bol bol yeşil yapraklı sebze, meyve ve yağsız et yiyin.

·  Kahve, alkol ve sigarayı mümkün olduğunca hayatınıza dahil etmeyin. Kahve yerine besin değeri daha yüksek olan meyve suyu için.
Sağlıklı bir vücüt elde etmek, daha az selülit daha fazla kas görmek istiyorsanız egzersiz yapın.

· Yağ ve selülitten kurtulmak için sıkı bir diyet ile egzersizi birleştirin. Egzersizi çok kullanan biri değilseniz yavaş başlayın. Koşudan önce yürüyüşü deneyin günlük kısa yürüyüşler ile egzersizi vücudunuza sevdirebilirsiniz. Her gün minimum 30 dakika egzersizin fark yaratacağını unutmayın.

·  Bacak, kalça ve alt bedeni çalıştırmak için aerobic ve bisiklet etkilidir. Haftalık egzersiz planına dahil edilmelidir.

· Yoga ve masaj ile rahatlayın.

.  Selülit için etkili kremler ve yağlar kullanın.

· Selülitten kurtulmak için klinik testlerden geçirilmiş özellikle selülit için tasarlanmış cilt bakım ürünlerinden destek alın. Sıkılaştırıcı ve selülit giderici kremler selülitin azalmasına yardımcı olur.

. Vitamin alın.

· C vitamini ile vücudu toksinlerden kurtarın her gün mutlaka taze meyve yiyin. Vitamin ve minerallerin selülit azaltıcı etkisinden faydalanın. Unutmayın ki vitamin ve mineraller aynı zamanda cildinizi işiltılı ve kusursuz gösterecektir.

Size tavsiyem...


RoC® ANTI-CELLULITE MICRO-ACTIF Selülite Karşı Bakım Kremi
Tavsiye edilen tüketici fiyatı 59 TL

21 Nisan 2012 Cumartesi

DİŞ LEKELERİ OLUŞMADAN ÖNLEMİNİZİ ALIN


Dişlerdeki lekeler, iyi bir ağız bakımı yapılmadığının işareti olarak kabul edildiğinden çoğu kişi için rahatsızlık vericidir.   Diş lekelerine, kötü ağız hijyeni, sigara kullanımı yada tükettiğimiz besinler kadar dişin yapısını içten etkileyen yaşlanma, uzun süreli antibiyotik kullanımı da neden olur.

Günlük ağız bakımına özen göstermek diş lekelerini daha oluşmadan engellemeye neden olur. Bakteri plağına karşı etkili ve sürekli kullanıma uygun bir ağız gargarası, fırça ve diş ipi,  günlük etkin bir ağız temizliği sağlar ve diş  lekesi oluşumunu engeller.

İşte diş lekelerinin nedenleri;

· Kötü ağız  hijyeni - Dişlerin çevresinde bakteriler ve yiyecek artıklarından oluşan yapışkan ve renksiz bir bakteri tabakası olan plaklar,iyi temizlenmediklerinde, dişlere yapışarak , zaman içinde dişlerin sararmasına neden olur.

· Çay,kahve gibi içecekler, köri gibi baharatlar içerdikleri kafein ve doğal renkendiriciler nedeniyle dişlerde leke bırakır.

· Gazlı içecekler içindeki asit nedeniyle, kırmızı şarap ise yoğun renginden ötürü dişlerde lekenmeye neden olur.

· Enerji içecekleri ve hazır gıdalarda bulunan gıda boyaları diş lekelerine sebep olur.

· Bazı antibiyotikler ve demir tabletleri de leke oluşturur.

· Yaşlandıkça incelen diş minesi zaman içinde dişlerde kahve rengi lekelerin oluşmasına sebep olur.

· Sigara içmek dişlerdeki lekenin en temel sebeplerindendir. 

SADECE DİŞ FIRÇALAMAK YETMEZ!

FIRÇALAMA SONRASI LISTERINE STAY WHITE AĞIZ BAKIM ÜRÜNÜ   İLE TEMİZLENEN  DİŞLER DAHA BEYAZ

Ağız ve diş bakımının tam yapılmadığı durumlarda diş çevresinde biriken yiyecek  artıkları  bakteri plağı oluşumuna ve ağız kokusuna neden olur. Ağızdaki temizlenmemiş plak tükürük ile birleşerek tartar (diştaşı)oluşturur. Biriken tartar sebebiyle dişeti iltahaplanabilir, çekilebilir ve ileri safhalarda diş kaybedilebilir.

20 Nisan 2012 Cuma

ALERJİK NEZLEYE TEKNOLOJİ ÇARE BULDU !


Hem mevsimsel, hem de tüm yıl süren alerjik nezle ile boğuşanlar, çareyi en yeni teknolojik tedavi “rhinolight” yani ışık tedavisinde buluyor.Özellikle bu mevsim çok rastlanmasına karşın kimi hastalarda yıl boyunca süren ve ilaç tedavisi gerektiren alerjik nezlenin neden olduğu hapşırık, kaşıntı,
şiddetli burun akıntısı gibi şikayetler artık birkaç dakikalık seanslarla uygulanan ışık tedavisi ile ağrısız bir şekilde ortadan kaldırılıyor.

KBB, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Teoman Dal, “Alerjik nezle özellikle çalışan ve aktif sosyal hayatı olan insanları perişan eden bir hastalık. Hayat kalitesini ciddi şekilde bozan ve hastaların sürekli ilaç ve sprey tedavisi kullanmalarını gerektiren bu problemden Rhinolight ile bir yıl boyunca hiç ilaç kullanmadan kurtulmak mümkün. Bahar alerjisinde iki hafta içinde 6 seans, tüm yıl devam eden alerjide ise bir ay içinde toplam 8 seans yapılan birkaç dakikalık Rhinolight uygulaması ile kaşıntı, akıntı, hapşuruk gibi her türlü alerji kökeni şikayet bir yıl süre ile başarı ile azaltılmakta ya da yok edilmektedir.” Dedi.

Her seansta iki ila üç dakika arasında değişen sürelerde uygulanan Rinolight tedavisinde, özel dalga boylarındaki ışınların karışımından oluşan bir ışık kullanılıyor ve burun delikleri yolu ile yapılan uygulama sırasında herhangi bir sıcaklık ya da ağrı hissi oluşmuyor. Rhinolight uygulaması dokularda herhangi bir kalıcı hasar oluşturmadığından alerji hastalarında hiçbir sorun oluşmadan uzun dönemler kullanılabiliyor.

Rhinolight’ın Etkileri :

Mukozada alerjik reaksiyona bağlı histamin maddesi salınmasının engellenmesi,

Histamin üreten mast hücrelerinin salgı yapmasının önlenmesi,

Burun mukozasında T lenfosit ve eozinofil adı verilen hücrelerin miktarında azalma,

Hastanın burun salgılarında ECP ve interlökin-5 gibi alerjik reaksiyonlarda artan maddelerin miktarının azalması.

19 Nisan 2012 Perşembe

Nemsiz Kalan Cilt Erken Yaşlanır...

Genç cilt pürüzsüz bir yapıya sahiptir. Zamanla iç ve dış  etkenler nedeni ile cilt yaşlanmaya başlar. 30'lu yaşlarda ciltte ince çizgiler ve göz çevresinde kaz ayağı kırışıkları görünür. 40'lı yaşlarda çizgiler derinleşmeye başlar. 40'lı yaşların sonu 50'li yaşlarda ise cilt formunu kaybetmeye başlar. Yer çekiminin etkisi ve cildin elastikiyetini kaybetmesi sonucunda ciltte sarkmalar görülür. 60'lı yaşlarda bütün bu yaşlanma etkilerine ek olarak ciltte lekelenmeler ve kılcal damarların belirginleşmesi
görülmeye başlar.

CILDINIZI NEMLENDIREREK ERKEN YAŞLANMAKTAN KORUNUN...

Cildi tüm bu yaşlanma etkilerinden korumak için genç yaşlardan itibaren cilde özen göstermek gerekir. Hergün düzenli olarak temizlenen ve nemlendirilen cilt dış etkenlere karşı daha korunaklı
hale gelir.

UV IŞINLARI ERKEN YAŞLANMAYA SEBEP OLUR,NEMLENDIRICINIZI SEÇERKEN
DIKKAT EDIN.

UV ışınlarının zararlı etkilerinden cildi korumak için gündüz nemlendiricilerinde en az SPF 15 Güneş koruma faktörünün bulunmasına dikkat edilmelidir. UV ışınları ciltteki serbest
radikallerin oluşumunu hızlandırarak cildin erken yaşlanmasına sebep olur. Ciltte erken yaşta kırışıklar ve lekelenmeler görülmeye başlar.

SIGARA CILDIN DÜŞMANI..

Sigara içmek de cildin erken yaşlanmasına sebep olan başlıca etkenlerden biridir. Sigara içmek, cildin doğal yapısında bulunan kolajenin ve elastinin yapısına zarar veren etmenlerden biridir.
Sonuçta ciltte erken kırışma ve sarkma meydana gelir.

Size tavsiyem....



NEUTROGENA SU BAZLI YÜZ BAKIMI NEMLENDIRICILERI SPF 15 NEMLENDIRICI
LOSYON

18 Nisan 2012 Çarşamba

Alışveriş Bağımlılığı Annenizin Suçu !!!

Etrafınızdakiler sizin alışverişkolik olduğunuzu düşünüyorlarsa, University of Hertfordshire’ın Gelişimsel Psikoloji bölümünde yapılan araştırmaya göre bu aslında annenizin suçu...

 

Büyük mağazalar, milyonlarca kadının nedensizce bile olsa dolaşmayı tercih ettikleri yerlerin başında geliyor. Peki bunun nedeni insan doğası mı yoksa yetiştirilme biçimi mi?
Satış düzeyleri üstüne yapılan araştırmaya göre, alışverişe karşı alınan tutum öğrenilen bir şey. Bunu daha da ilerletmek gerekirse alışverişkolik bir kadının, bu tutumu annesinden öğrendiğini sonucuna varılabiliyor.
Çocukların kıyafetlerinin çoğunu alan anne olduğu için, onları model alan kız çocukları da alışverişe yatkın oluyor, kız çocuklarının hayatları boyunca moda ve alışverişe duyduğu ilgi böylelikle başlıyor.

Hertfordshire Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Dr. Karen J. Pine durumu şöyle özetliyor ; ‘Toplum kadınların dış görünüşlerine o kadar çok önem veriyor ki kız çoçuklarına erkeklere göre daha fazla kıyafet alınıyor. Babalar oğullarını futbol maçlarına götürüken, anneler kızlarıyla alışverişe çıkıyorlar, alışverişın kadınlar için vazgeçilmez olmasını buna bağlayabiliriz’

Kaynak

17 Nisan 2012 Salı

Muz Kadınları Mutlu Ediyor


Güne kahvaltıda muz yiyerek başlayan kadınlarda sindirimin kolaylaştığı ve vücudun stresten korunduğu ortaya çıktı.
Muz, vitamin ve mineral değerlerinin yanı sıra kardiyovasküler rahatsızlıklar, artirit ve sinir sistemi sorunlarında da tedavi edici özelliğiyle biliniyor.
Muzun içerisinde bulunan besin maddeleri “mutluluk hormonu” olarak bilinen serotoninin üretimini artırıyor ve kişiye sakinlik hissi veriyor.
Arjantin’de yürütülen bir araştırmada gönüllü kadınlar güne kahvaltıda bir adet muz yiyerek başladı. 3 aylık süre içinde tüm katılımcılar istisnasız kilo verdi. Muz kahvaltısının sindirimi kolaylaştırdığı ve kadınların vücudunu stresten koruduğu da belirtildi.

Muz folik asit, magnezyum, A ve C vitaminleri ve potasyum açısından oldukça zengin bir meyve... Muzu sade yemeyi sevmiyorsanız da bal ve yoğurtla birlikte de tüketebilirsiniz.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Bal Yerine Pekmez Yedirin


Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, bebeklerin 6 aylığa kadar anne sütünden bütün besinlerini aldığını, 6 aydan sonra anne sütünün yeterli gelmemesi nedeniyle ek besinlere başlandığını belirtti.
Ek besinlerin seçiminin önemli olduğunu, bu dönemde bebeğin alerji riski olmayan, basit ve tek çeşitten oluşan gıdalarla beslenmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Kılınç, şöyle konuştu:
''Ek besinlere geçişte gıdaların bebeğin fiziksel yapısına uygun olması gerekiyor. Sütten hemen sonra bebeğe ağır gelmeyecek meyve suları, püreleri, meyveler, besleyici sebze püreleri uygun olur. 8. aydan sonra sebze çorbaları ve yavaş yavaş bebeğe et verilebilir. Ancak 1 yaşından önce çocuklara verilmemesi gereken gıdalar da var. Bunların başında bal geliyor. Çocuğun bünyesi ve bağışıklık sistemi henüz tam gelişmediği için alerji olma olasılığı yüksektir. Balda bulunan polenler çocuğun alerji olmasına ve zehirlenmesine neden olabilir. Bir yaşından önce çocukların bağışıklık sistemi yeterince gelişmediği ve onlarda alerjiye neden olabileceği için bal önermiyoruz, Bize herhangi bir nedenle başvuran aileleri bal konusunda uyarıyoruz.

Çocuklara bir yaşından önce bal yerine kansızlığa karşı önemli, demir bakımından  zengin olan pekmez yedirilebilir. Alyuvarların yapımı için demir büyük önem taşıyor. Demir yetersizliği ise kansızlığa neden oluyor. Pekmez hem kan yapıcı özelliği hem demirden zengin olması ve enerji kaynağı olması açısından önemli. Pekmez çocuğun öğününe yoğurdun içinde ya da sade olarak katılabilir. Pekmez bebeğin bünyesini rahatsız etmez, alerji yapma olasılığı da çok azdır.''

BAL TEBLİĞİ

13 Nisan 2012 Cuma

Çocuklar İçin En Önemli 25 Kelime

Çocuklar 2 yaşına kadar 300'den fazla kelime öğrenebiliyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Bu yaşa kadar en önemli 25'ini söylemeyi öğrenemezse konuşmakta zorlanabilir.


Kanada’nın Vancouver şehrinde her yıl düzenlenen “Amerikan Bilim Geliştirme Federasyonu” toplantısına katılan bilim insanları çocukların 2 yaşına kadar söylemesi gereken 25 kelimeyi belirledi.
Uzmanlara göre, 2 yaşında bir çocuk, aşağı yukarı 310 kelimelik bir dağarcığa sahip.

Bu sözcüklerin en gerekli 25 tanesi ise dil gelişimi normal seyreden bir çocuk tarafından rahatlıkla söylenebiliyor.
Çalışmayı yürüten bilim insanlarından Leslie Rescorla'ya göre asıl önemli olan bu kelimelerin birçoğunu ilk 24 ay içinde kullanamayan çocukların geç konuşmaya başlama tehlikesi.
Uzmanlar çocukların söylemesi gereken kelimeleri şöyle sıraladı:
1-Anne
2-Baba
3-Bebek
4-Süt
5-Su