Araştıran,okuyan,soran soruşturan 2 çocuklu annenin işinize yarar,hoşunuza gider, ilginizi çeker dedikleri...

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Hamileleri Radyasyondan Koruyan Ürünler

Dünyada Büyük İlgi Gören Amerikan Hamile Giyim ve Aksesuar Markası Belly Armor Artık Türkiyeʼde! BELLY ARMOR ürünleri, doğmamış bebeğinizi modern yaşam koşullarıyla beraber hayatımıza girmiş olan elektronik ürünlerin yaydığı radyasyondan maksimum koruma sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

19 Mayıs 2011 Perşembe

Doğum Ayı ve Okul Sorunu

İkisi de Kasım ayının son günlerinde doğmuş 2 kızım olması ve büyüğünün akranlarının önümüzdeki eğitim öğretim yılında ilköğretim 1. sınıfa başlayacak olmaları sebebiyle ne yapacağım diye bir telaş aldı gidiyor son 3-4 aydır beni. Kasım sonu doğan 2005'li kızımı yapmış olduğum küçük çaplı araştırma neticesinde ilköğretim 1. sınıfa bu sene vermemeye karar vermiş bulunuyorum. Bu kararı vermemde neler oldu, anlatayım.

1- Fiziksel olarak kreşteki arkadaşlarından farklı kızım. Çok ufak tefek.

2-Kreş öğretmenimizle de yapmış olduğum görüşme sonrası (kendim de gözlemlemiştim zaten) kızımın okula hazır olmadığını, küçük kas gelişiminin uygun olmadığını öğrendik.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Sevimli Sandviçler

Sizce de çok sevimli ve neşeli değilmi mi bu sandviçler? Çocuklar tabaklarında böyle sandviçleri görünce iştahları açılacaktır eminim.

mehtaperel.com


Tanıdığım en içten,samimi, dobra ve harika insan,mükemmel yazar Mehtap Erel'in blogunuı okuyor musunuz? Eğer okumuyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz hemen tıklayın .


10 Mayıs 2011 Salı

Vizyondan Seçmeler


Yaz yaklaşırken vizyona çok güzel animasyon filmler girmeye başladı. Haftasonu çocuklarınızla birlikte keyifli vakit geçirebileceğiniz  birbirinden güzel filmlerden birini seçebilirsiniz.

6 Mayıs 2011 Cuma

Anne olmak için en iyi ülke: Norveç...

İnternette okuduğum haberi yorumsuz aktarıyorum.

ABD'de 164 ülke arasında yapılan bir araştırma anne olmak için en iyi ve en kötü ülkeleri sıraladı. İşte bu araştırmanın sonucu...


ABD'de 164 ülke arasında yapılan bir araştırmaya göre, dünyada anne olmak için en iyi ülke sıralamasında Norveç başı çekerken, Afganistan en son sırada yer aldı.


Norveç, anne ve çocuk ölümü oranlarının düşük olması, kadınların daha uzun ömürlü olması, okuma oranının yüksekliği, doğum izninin en az bir yıl olması gibi kriterlerle bu araştırmada ilk sırayı aldı.


''Save the Children'' adlı kuruluşun 12'incisini hazırladığı annelik araştırmasında, gelişmiş ülkeler arasında Avustralya ikinci, İzlanda üçüncü, ABD ise 31'inci sırada yer aldı.


Araştırma, anneler gününün öncesinde duyuruluyor.


Kadınların ömrünün ortalama 45 yıl olduğu Afganistan'ın, anne olmak için en kötü ülke olduğu belirtildi. Afganistan'da her 11 kadından biri doğumda ölüyor ve her 5 çocuktan biri 5 yaşını göremeden hayata gözlerini kapatıyor.
Sıralamada anne olmak için en iyi ülke olan Norveç'te ise kadınların ömrü ortalama 83 yıl ve sadece 175 kadından biri, 5 yaşına gelmeden çocuğunu kaybediyor. Norveçte deneyimli sağlık personeli doğumlarda bulunurken, Afganistan'da doğumların sadece yüzde 14'ünde sağlık personeli yer alıyor. Norveç'te kadınların yüzde 82'si modern doğum kontrol yöntemlerini kullanırken, Afganistan'da bu oran yüzde 16.

28 Nisan 2011 Perşembe

Desitin Artık Türkiye' de :))

Yıllardır yurtdışına çıkılınca alınan,yurtdışına çıkana 2-3 kutu sipariş verilen Desitin Pişik Kremi artık Türkye'de satışa başlamış.İlgilenenlere müjde:))


Neymiş efendim bu Desitin diyorsanız, işte ayrıntılı bilgiler;

Desitin® pediatristlerin pişik için en çok tavsiye ettiği madde olan Çinko Oksit’i %40 oranında içeren pişik kremidir. Formülünde yumuşatıcı etkisi olan lanolin, cilt bariyerini destekleyici özelliği bulunan Vitamin A ve D bakımından zengin doğal yağlar bulunur.

Bebeğin cildi üzerinde yoğun bir koruma tabakası oluşturur, bebeğin hassas cildindeki kızarıklıkları önler ve cildinin rahatlamasını sağlar ve ilk kullanımdan itibaren pişik oluşumunu önler.

Hipoalerjeniktir** ve pediatristler tarafından test edilmiştir.

*Desitin Amerika Birleşik Devletleri’nde pediatristlerin ve annelerin 1 numaralı tercihidir.

**alerji riski minimize edilecek şekilde formüle edilmiştir.

Tavsiye edilen Tüketici Fiyatı:34TL
Sadece eczanelerde satılır.

21 Nisan 2011 Perşembe

Yeşil Çay

İşte içmeyi çok sevdiğim ( özellikle içine attığım çubuk tarçınla ) yeşil çay ile ilgili internetten bulduğum bilgiler.

Yeşil Çayı Günde Kaç Fincan İçmeliyiz?

*Hiç içmeyenler en az 1 fincan içmelidir.
*En mantıklısı günde 2-3 Fincan içilmesidir
*5 fincandan fazlası size zarar verebilir.
Bu konuda benim en çok güvendiğim kaynak 2002 yılında başladığı araştırmayı 2006’da tamamlamış olan Japon bilim adamı Kuriyama’nın tavsiyesidir. Kuriyama herkesin günde en az bir fincan yeşil çay içmesini öneriyor günlük iki ya da 3 fincan çayın çok faydalı olacağını söylüyor 5 fincana kadar zararı yok.
Uyarı: Yeşil çay asla aşırı sıcak içilmemelidir. Antioksidan içerdiği için yemek borusu kanseri oluşumunu hızlandırabilir

 
Yeşilçayın Faydaları:
  • Yeşilçayın faydaları hakkında bilinenler son yıllarda yapılan araştırmalarla daha da artmıştır. Japonların uzun yıllar yaşamasının temel nedeni olarak yeşil çay tüketimi gösterilmektedir. Yeşil çayın bir tedavi yöntemi olmadığı destekleyici alternatif bir yöntem olduğu unutulmamalıdır.
  • Yeşil çay insan ömrünü uzatır ve insan sağlığına çok faydalıdır!
  • Diyet yapanlar muhakkak kullanmalıdır!
  • Anti hipertansif etkisi, anti bakteriyel etkisi, antiviral etkisi ve nöroprotektif etkisi vardır.
  • Uyarı:Şimdi yeşil çayın 30 dan fazla kanıtlanmış faydasını aşağıda okuyacaksınız fakat vakti olamayanlar için en önemlilerini belirteyim
  • Kalp rahtsızlığı olanlar, Obezite, Parkinson, Alzheimer gibi hastalıklar bazı kanser türlerinde yeşil çay çok ama çok faydalıdır.

7 Mart 2011 Pazartesi

Kardeşe Hazırlık ve Kardeş Psikolojisi

İkinci bebeklerini dünyaya getirecek anne babaları bekleyen problemlerden biri de küçük abi ya da ablanın gelecek yeni aile bireyini nasıl karşılayacağı, yaşayacağı ve yaşatacağı muhtemel duygu fırtınalarıdır. Annesi ve babasının ilgi odağı ve ailenin gözbebeği olmaya alışmış çocuğa kendisine bir ortak gelmesini kabullenmek çok zor gelebilir. Özellikle 3 yaşın altında çocuklarda bu duygusal hassasiyet daha belirgin olarak kendini gösterir. Annesini, babasını, oyuncaklarını paylaşmak zorunda kalacağı, eskisi kadar sevilmeyeceği ya da kardeşinin kendisinden daha çok sevileceği düşüncelerini kafasında büyüterek umutsuzluğa düşer. Anne babayı kaybetme korkusu ile travma yaşayabilir. Anne babaya düşen sorumluluk bu soruna hazırlıklı olmak ve çözüme bilinçli olarak yaklaşmaktır. Ebeveynler çocuklarını hamilelik sırasında kardeşe hazırlayarak ve ona sevgilerini hissettirerek bu konunun sorun olmamasını sağlayabilirler.


Evdeki çocuğu kardeşe hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler şöyle özetlenebilir;
1) Çocukların sabretme (bekleme) kapasiteleri düşüktür. 9 ay boyunca bir bebeğin gelişini beklemek onlara zor gelir. Başta heyecanla kardeşim olacak diye sevinç nidaları gösteren çocuk hamileliğin sonlarına doğru bebeksileşir, yeni bebeğe alınanları kıskanır, evde doğacak bebekten bahsedilmesini dahi istemeyebilir. Küçük abi ya da ablaya doğacak kardeşi haber vermek için acele etmeyin. Hamileliğin 5. ayında haber vermek en uygun zamandır.

2) Küçük abi ya da ablayı hamileliğiniz sırasında kucağınıza almak sorun olabilir. Bu durumlarda hamileliğinizi bahane ederek onu reddetmek yerine oturarak kucaklayınız.

Emzirmeyi Sonlandırma Sürecinde Pratik Öneriler

İşte Psikolog Eda Gökduman’ın konu ile ilgili yazısı;
Memeden kesme dönemi birçok annenin duygusal karmaşa yaşadığı bir süreçtir.

“ Çocuğuma zarar vermeden bunu nasıl başarabilirim ?”
“ Birçok yolu denedim ama başaramıyorum?”
“ Çok sinirli oluyor , yine de memeyi istiyor, ne yapabilirim ?”

Bu endişelere sahip bir annenin ilk yapması gereken :
Emzirmeyi bırakmak için en doğru zamana karar vermektir .

Çocuğunuzu ne zaman memeden kesmeniz gerektiğine doğumundan itibaren onu tanıyan, gelişimini ve büyüme süreçlerini takip eden çocuk doktorunuz vermelidir. Bu dönemde çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz.
Çocuk doktorunuzun artık zamanı geldi , emzirme sonlandırma sürecine başlayabiliriz ifadesinden sonra dikkat etmeniz gerekenler nelerdir ?

1) Bu sürece öncelikle annenin duygusal olarak hazır olması gereklidir. Emzirme ; her kadının annelik süreci için farklı duygular yaşadığı bir dönemdir. Bebeğinin ona olan bağlılığından mutluluk duyar ve onu büyüttüğünü, güzel beslediğini ona hissettirir. Bebeğinden bu şekilde ayrılmaya duygusal olarak hazır olmalıdır. Eğer anne duygusal olarak hazır olmadan bu sürece başlarsa yeniden başa dönen ve bir türlü başarılamayan memeden kesme süreçleri gözlemleyebiliriz.

Bu süreçte anne duygusal olarak rahatlamak için neler yapmalıdır ?

10 Şubat 2011 Perşembe

Slingomom'ın Yorgun Yeni Anne Manifestosu

Severek takip ettiğim bloglardan biridir slingomom. Çok güzel yazmış şu yazısında ve Yorgun Yeni Anne Manifestosu hazırlamış. Sadece yazmakla kalmamış görsel olarak da çok güzel bir resim haline getirmiş paylaşılsın diye. Paylaşıyorum, okuyun ve deneyimli bir anne olarak tavsiye ediyorum maddelere uyun. Ben çok sevdim,ellerine sağlık İrem Hanım.

Sabiha Paktuna Keskin' den Yine Ücretsiz Kitap

Daha önce de Boyut yayıncılık Sabiha Paktuna Keskin' in Testlerle Çocuğunuzun Yeteneğini Keşfedin  adlı kitabını kargo bedeli karşılığında isteyenlere ücretsiz göndermişti. Şimdi yine Sabiha Paktuna Keskin' in Annelik Akademisi kitap setinin tanıtımı için Hamileyim ve Bebeğim adlı kitaplardan seçeceğiniz bir tanesine sadece 4,90 TL kargo bedeli karşılığında ücretsiz sahip olabilirsiniz. Ne mi yapacaksınız?  Tıklayıp formu doldurun.İşte bu kadar.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Antibiyotikler

Şu aralar televizyondaki bir reklam dikkatimi çekmeye başladı. Bilemiyorum belki daha önceden de yayınlanıyordu bu reklam ama ben yeni görmeye başladım. Antibiyotiklerle ilgili. Nezle ve gripte antibiyotiğin etkisinin olmadığına dikkat çekiyor. Ve hatta sitesine girdiğimde gördüm ki 18 Kasım Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü' ymüş. Çocuğumuz için veya kendimiz için doktora gittiğimizde en ufak bir soğuk algınlığında antibiyotik yazan doktorları sinir olmaya başladığım şu günlerde bu siteye girerek okumak iyi geldi. Herkesin ve özellikle doktorların bilinçlenmesi lazım. Doktorların çocuklarımıza antibiyotik yazmadan önce 2 kez düşünmeleri ve gerçekten gerekli ise yazmaları lazım. Bu antibiyotiklerin yoğun ve bilinçsiz kullanımının çocuk için ileride oluşturabileceği hasarları göz önünde bulundurmamız ve dikkatli olmamış gerekmekte diye düşünüyorum.


İşte o siteden bazı notlar;

Nar Hakkındaki 5 Gerçek

İnternette okuduğum çok sevdiğim mucize meyve nar ile ilgili şu bilgileri paylaşmadan geçemeyeceğim.

Yararları konusundaki açıklamalardan sonra talep patlaması yaşayan nar, bu kış da önemli destekleyicilerimizden biri olacak. Bilmeyenler ya da unutanlar için narın faydalarını gözden geçirmekte fayda var...

Yeterli ve dengeli bir beslenme düzeni içinde sebze, meyve tüketiminin yüksek olması kalp-damar, kanser, diyabet gibi kronik hastalıklarda koruyucu etki gösteriyor. Bu açıdan vitamin (özellikle C vitamini), mineral, antioksidan ve posa deposu olan meyvelerin beslenme içinde yer alması bu koruyucu etkiyi daha da artırıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Demet İnci, kış aylarının en gözde meyvelerinden olan narın faydaları hakkında bilinmesi gereken 5 noktanın altını çizdi.

1- KANSERE KARŞI KORUYUCU ETKİSİ VAR

Antioksidanlar, bizi kanserden ve kronik dejeneratif hastalıklardan (yaşlılık ve kaza gibi travmalar sonrası oluşan rahatsızlıklar) koruyan en güçlü silahlardır. Hepimizin kış aylarında taze veya taze sıkılmış olarak yemeyi tercih ettiği nar ve nar çekirdeği, yüksek dozda polifenolik bileşikler, tanen ve antosiyoninler içerirler ki; bu maddeler bilinen en güçlü antioksidanlar. Bunun yanı sıra içerisinde bulunan antisiyanidin, siyanidin, ellajik asit gibi antioksidanlar sayesinde östrojen hormonu sentezlenmesini engelleyerek, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etki gösterdiği yönünde araştırmalar bulunuyor. Ayrıca son zamanlarda nar suyunun prostat kanserinin önlenmesinde doğal bir antioksidan olduğu konusu da gündemde. Güçlü antioksidan özelliğiyle adeta sihirli bir meyve gibi nitelendirilen narın, bağışıklık sistemini güçlendirerek, pek çok hastalıktan korumaya yardımcı olduğu da biliniyor.

3 Şubat 2011 Perşembe

Dikkat: Islak Mendiller Hasta Edebiliyor !..

Çocuklar doğduktan sonra hayatımıza giren ve bez dönemi bittikten sonra da hayatımızdan atamadığımız evimizin bir numaralı elemanlarındandır ıslak mendiller. Aslında ilk aylarda ve daha doğrusu tüm bezli dönemde alt temizliği, kaynatılıp ılıtılmış su ve pamukla yapılması en doğrusu ama kolayımıza geliyor işte ıslak mendil. Şimdi bir de yok saf sulu, saf pamuklu falan bir çok çeşidi çıkınca güveniyor insan. Yalnız hepimizin bildiği şey şu ki kaliteli olanlarından kullanmak ve yüz temizliği için ıslak mendil kullanmamak en doğrusu.İnternette okuduğum aşağıda ki haber de her ne kadar biliyor olsamda zararlarını soğuttu beni ıslak mendilden.Sanırım artık sadece işyerinde masa sileceğim ıslak mendille.

İşte haber;

Hijyen için kullanılan ıslak mendillerin bilinçsiz kullanımı ile hastalığa davetiye mi çıkarılıyor? Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Gümrükçüoğlu, yaptığı açıklamalarla ıslak mendil kullanımında yapılan hataları sıraladı.

Islak mendillerin içinde bulunan kimyasallar birçoğumuz tarafından unutulan bir ayrıntı. Kimyasal maddeler kendiliğinden kaybolmadığı için ıslak mendil kullanımı sonrası ellerin suyla yıkanması gerektiğini dile getiren Gümrükçüoğlu, son yıllarda ıslak mendil tüketiminin arttığının altını çiziyor ve devam ediyor:
“Islak mendilleri sıktığınız zaman içinden genel itibariyle sıvı çıkar. Bu sıvı kimyasaldır. Islak mendil çok fazla kullanılırsa bu kimyasallar elde veya deride birikir. Yiyecekleri tuttuğumuzda veya elimizi ağzımıza götürdüğümüzde bu kimyasallar vücuda geçer. Uzun yıllar söz konusu kimyasalların vücutta birikmesi sağlık açısından olumsuzlar doğurur. Islak mendillerin kimyasal madde barındırdığı unutulmamalı, bu yüzden ıslak mendil kullanıldıktan sonra mümkünse eller suyla durulanmalı. En iyi temizlik şekli sabunla elleri yıkamak ve bol suyla durulamaktır. Ancak ıslak mendillerin kullanımı, suya ve sabuna ulaşılamayan durumlarda önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır.”